Mehtap Tarakçı Sönmez - Çırağan Palace Kempinski Sergisi
Sanat, hayatın farklı alanlarından beslenir ve bazen en beklenmedik disiplinlerle iç içe geçer. Ressam Mehtap Fatma Tarakçı Sönmez, işte bu kesişimin en güzel örneklerinden birini sunuyor. Aslında bir hukukçu olan sanatçı, İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu olmasına rağmen, 1999 yılından bu yana resim sanatıyla da iç içe. Onun için sanat, mesleğinin yanı sıra hayatının vazgeçilmez bir parçası; adeta ruhunun derinliklerinden gelen bir çağrı. Hukukun disiplinli ve kurallı dünyası ile sanatın özgür ve yaratıcı evreni arasında gidip gelen Mehtap Fatma Tarakçı Sönmez, bu iki farklı alanı bir arada başarıyla sürdürerek, çok yönlü kişiliğini eserlerine de yansıtıyor.
Sanatçının yağlı boya çalışmaları, onun hukukçu kimliğinin getirdiği detaycı ve titiz bakış açısını yansıtıyor. 1999'dan 2005 yılına kadar iki farklı ressamdan aldığı eğitim, sanatına sağlam bir temel kazandırırken, bu tarihten sonra tamamen kişisel çalışmalarına yönelmesi, kendine has bir üslup geliştirmesine olanak tanımış. Her bir eserinde, renklerin ve kompozisyonun uyumuna gösterdiği özen, onun hukuk eğitiminden aldığı disiplinli yaklaşımın sanata yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Mehtap Fatma Tarakçı Sönmez, sanatında kendi yolunu çizerken, aynı zamanda yeni kişisel sergi hedefleriyle de geleceğe umutla bakıyor.
Eserlerini Çırağan Sarayı gibi tarihi bir mekânda sergilemek, sanatçı için ayrı bir duygusal anlam taşıyor. İstanbul Hukuk Fakültesi'nde okuduğu 1983-1988 yılları arasında, bu görkemli sarayın önünden sık sık geçen sanatçı, o dönemde yalnızca bir hayranlıkla izlediği bu yapıda şimdi eserleriyle yer almanın gururunu yaşıyor. Yıllar sonra, bir zamanlar sadece önünden geçtiği tarihi mekâna, bir ressam olarak katılmak, ona hem geçmişe dönük duygusal bir yolculuk hem de sanatsal anlamda büyük bir doyum sağlıyor. Bu anlamlı buluşma, sanatçının çalışmalarına ayrı bir ruh katarken, izleyenlere de zamanın ne kadar anlamlı ve dönüştürücü olabileceğini gösteriyor.
Bu özel serginin hayata geçirilmesinde rol oynayan Duygu Kızılkaya Art Galeri ile olan iş birliği ise, Mehtap Fatma Tarakçı Sönmez için bir memleket bağıyla da güçleniyor. Sanatçı, Duygu Hanım'la Ankara kökenli olmaları nedeniyle ayrı bir samimiyet ve yakınlık hissediyor. Bu ortak coğrafi bağ, profesyonel iş birliğine sıcak ve güven dolu bir atmosfer katıyor. Galerinin tarihi mekânlarda düzenlediği bu tür prestijli sergiler, sanatçının eserlerini hak ettiği geniş kitlelerle buluştururken, aynı zamanda onun sanat yolculuğuna da önemli bir ivme kazandırıyor.
Sonuç olarak, Mehtap Fatma Tarakçı Sönmez'in sanat hayatı, hukuk ve resim disiplinlerini başarıyla harmanlayan, geçmişle bugünü duygusal bir bağla birleştiren ilham verici bir hikâye sunuyor. İstanbul Hukuk yıllarından Çırağan Sarayı'ndaki sergiye uzanan bu anlamlı yolculuk, sanatın insan hayatındaki dönüştürücü gücünü ve hatıralarla kurduğu derin bağı gözler önüne seriyor. Sanatçının kişisel sergi açma hedefiyle taçlandırdığı bu süreç, onun kararlılığının ve sanata olan tutkusunun bir göstergesi. Sanatseverleri, hukuk ve sanatın bu eşsiz buluşmasına tanıklık etmeye davet eden Mehtap Fatma Tarakçı Sönmez, her bir eseriyle izleyenlere unutulmaz bir deneyim sunmaya devam ediyor.

