Şükran Tercanlı - Çırağan Palace Kempinski Sergisi
Bazen bir insan tek bir disipline sığmaz, hayatı ve yetenekleri birden fazla alanı kucaklar. İşte Şükran Tercanlı, tam olarak böyle çok yönlü bir isim. Ekonomist ve iktisatçı kimliğinin yanı sıra aynı zamanda roman yazarı, şair ve ressam olan sanatçı, sanatın hayatındaki bütünleyici rolünü her fırsatta vurguluyor. Onun için resim, yazı ve şiir, birbirinden ayrı düşünülemez parçalar; hayatının dokusunu oluşturan vazgeçilmez unsurlar. Bu kadar farklı alanda üretken olabilmek, onun sanata olan tutkusunun ve disiplinli çalışma anlayışının en açık göstergesi.
Şükran Tercanlı'nın sanat hayatı, sadece görsel sanatlarla sınırlı değil. Aynı zamanda gerçek hayat hikâyelerini kaleme alan bir yazar ve duygularını dizelere döken bir şair olarak da tanınıyor. Onun için edebiyat ve resim, iç içe geçmiş iki ifade biçimi. Yazdığı romanlarda ve şiirlerde işlediği temalar, zaman zaman tuvalde de hayat buluyor. Bu çok yönlü sanatsal yaklaşım, eserlerine derinlik ve zenginlik katarken, izleyenlere de farklı bir perspektif sunuyor. Sanatçının her bir eseri, onun zengin iç dünyasının ve birikimli bakış açısının yansıması olarak karşımıza çıkıyor.
Eserlerini Çırağan Sarayı gibi tarihi ve köklü bir mekânda sergilemek, Şükran Tercanlı için tarifsiz bir gurur kaynağı. Sarayın 1924 yılında ilk müze olarak ilan edilmiş olması, bu mekânın kültürel ve tarihi önemini daha da artırıyor. Böylesine anlamlı bir yerde eserlerinin yer alması, sanatçıya kendisiyle gurur duyma vesilesi sunuyor. Tarihin ihtişamıyla sanatın estetiğinin buluştuğu bu atmosferde, onun eserleri adeta birer tanıklık niteliği taşıyor. Bu eşsiz deneyim, hem sanatçı hem de sanatseverler için unutulmaz bir anı olarak hafızalarda yer ediyor.
Bu anlamlı projenin hayata geçmesinde kilit rol oynayan Duygu Kızılkaya Art Galeri ise, Şükran Tercanlı için ayrı bir öneme sahip. Sanatçı, bu organizasyona vesile olan Duygu Hanım'a ve tüm ekibe, özellikle de Havva Hanım'a minnettarlığını içtenlikle dile getiriyor. Ona göre bu harika organizasyon, sanatçıları bir araya getiren ve eserlerini en doğru platformlarda sergileme imkânı sunan örnek bir iş birliği. Sanatçının duyduğu mutluluk ve gurur, konuşmasına yansıyan samimi teşekkürler ve neşeli kahkahalarla açıkça belli oluyor.
Sonuç olarak, Şükran Tercanlı'nın sanat dünyası, ekonomiden edebiyata, resimden şiire uzanan geniş bir yelpazede şekilleniyor. Onun çok yönlü kişiliği ve disiplinler arası yaklaşımı, Çırağan Sarayı gibi köklü bir mekânda sergilenen eserlerinde hayat buluyor. Sanatseverleri bu anlamlı buluşmaya davet eden sanatçı, hem tarihe tanıklık eden hem de sanatın birleştirici gücünü hissettiren bu sergiyle, izleyenlerin gönlünde taht kuruyor. Şükran Tercanlı, sanatın ve edebiyatın iç içe geçtiği bu özel dünyada, "Sevgiyle kalın, sanatla kalın" diyerek, herkesi bu büyülü yolculuğun bir parçası olmaya çağırıyor.

